25 Mayıs 2017 Perşembe

Mel Kitap/2-Alıntı

Gözlerimi kapatarak sordum;

-Peki, gözlerim ne renk?
Hiç düşünmeden cevap verdi;
-İlk bakışta kahverengi..
-İlk bakışta? Diye tekrarladım sözlerini.
-Ya sonra?
Beni duymuyor gibiydi.
-Işığa bakınca ela…
Biraz daha dikkatli baktığımda iris çevresi bal rengi...
Güneşe bakınca ise yeşil…

Duyduklarıma inanamamıştım  o an… Kısa bir sessizliğin ardından

-Nasıl yani? Bu kadar kısa sürede hem de!! diyerek şaşkınlığımı dile getirdim.

Kendinden son derece emin bir tavırla;

-Başka sorun var mı? Diyerek gülümsedi.

-I ıh..Ben sadece kahverengiye bile razıydım…

Bu aşık olmak değildi.
Felç olmak gibi bir şeydi.
O an, bakışlarımı senden alamayacak kadar hareketsiz kalmaktı.
Gün geçtikçe, kalbimin felç olmuş haliyle, senin sözlerinde şifa arıyor, kelimelerinle tekrar tekrar aşık oluyordum sana. Nasıl bir yetenekti senin ki? Nasıl bir ikna becerisiydi?

“Yalnızca Aşk düşün istiyorum” derken, sonrasında yaşatacağın yıkımları  nasıl hesap edememiştin?

Derin derin nefes alıp vermek istiyorum. Her nefes alışımda aklımın köşe bucak havalanmasını , her nefes verişimde ise ruhumu saran bütün is ve dumanın dışarıya savrulup gitmesini diliyorum.  Tek sebep sen misin peki? Yoksa yıllarca kalbime yüklediğim bütün bu imkansız duyguların göğüs kafesime yaptığı baskı ile mi yıkılıp kalıyorum kendi içimde. Kalkmalıyım ayağa biliyorum. Sana rağmen, kalkmalıyım… Dışarıya çıkmalı ve “hala hayattayım ben” diye haykırmalıyım avazım çıkana kadar.

Bir yanım susacak ömür boyu. Komaya girmiş ve hiç çıkma umudu olmayan, ama yine de bir gün ya çıkarsa diye umutla beklenen hastalıklı bir ruh gibi, susacak.

Mel/2016

Hiç yorum yok:

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...