13 Aralık 2011 Salı

keliMELerim DÜŞtü geceye

Başımın düştüğü yerde, dizlerimin varlığını, hayal meyal hissediyordum.
Vücudumdan bağımsız öylece duruyorlardı, kenetlenmiş kollarımın arasında.

Çok yorgundum.
Koskoca bir binayı tek başıma inşa etmiş ve sonrasında tek hatayla yıkmış gibi umutsuz bir yorgunluk damarlarımda ilerliyordu sinsice.

Hiçbir şey düşünmediğiniz bir anınız oldu mu hiç? Koskoca bir boşlukta dönüp durduğunuz, yer çekiminden kurtulmuşçasına, tüm şımarıklığıyla etrafta dolaşan korkularınızla birlikte karşı karşıya kaldığınız, ama tek bir söz bile duymak istemediğiniz bir anınız oldu mu? O ana kadar geçirdiğiniz tüm yaşamın, gözlerinizin önünden geçmesine engel olamadığınız, kendinizi ölmekten beter hissettiğiniz, yer yarılsa da içine girsem dediğiniz o korkunç “an” da özellikle en sevdiğiniz kişileri düşüncelerinizden uzaklaştırmaya çalışmak gibi çaresiz bir çaba içinde buluyorsunuz kendinizi.

-“Asırlar geçmeli” dedim kendi kendime, “keşke şu anın üzerinden asırlar geçse ve ben bu zaman içinde yok olup gitsem”. Ve şu dünya; daha az ses çıkartsa, dönüp durduğu sırada...

Yanaklarımın kıvrımlarından dudaklarıma uzanan gözyaşlarımı elimin tersiyle silerek bindim dolmuşa. Bu tad insanı hüznün girdaplarına sürüklüyor sanki. Dudağıma değen gözyaşımın tuzlu buruk tadı, kendimi bu koca dünyada tek başıma kalmışçasına çocuk yapıyor her dokunduğunda…

...

Yeni bir yön istiyor insan, bazen
Yeni bir yol…
Bulduğundaysa
İnanmak istiyor insan…
Sihrine inanmak
Ruhuyla var olmak...
Yeni bir yön,
Yeni bir yol...

MEL
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...