26 Ağustos 2011 Cuma

keliMELerim DÜŞtü geceye

Yemyeşil bir vadiydi sana baktığımda, gördüğüm.
Dibinde nefessiz kaldığım, büyük bir denizdin sonra.
Küçüktüm..
Hayat yeni yeni gösteriyordu kendini o yaşlarda..Büyümek nasıl bir şey diye düşündüğüm zamanlarda, aslında hiç de küçük olmayan yüreğimle tanışmıştım ilk..
Derin bir kuyu gibiydi içimde,hiç dolmayan. İplerini saldığım kovaların boşluğuyla,yankılanan..

Çok derinlerde, gülümseyen bir kız çocuğu belirdi sonra..
Gözlerindeki ışıkla kuyuları aydınlatan. Zaman zaman düşleriyle boşlukta sallanan kovaları dolduran..
Bir gün;
seslendi bana;
Duy beni dedi…
Anla…

Düşle dedi.Düşle.
Düşledim.

Ay la sohbet ederken, sessiz gecelerde,
Yıldızlara anlatırken yanıp sönen hayallerimi
İnanırken geleceğin mutluluğuna
Belki, Aşk a..
Düşledim..
Hatta, Büyüdüğümde anladım ki, Hayatı ve Aşk ı
Sadece düşlemiştim…

17 Ağustos 2011 Çarşamba

keliMELerim DÜŞtü geceye

Tamamlanmayan cümlelerin, parantez aralığında geziniyor parmaklarım şimdi.
Senli kelimelerin ağırlığıyla yüklenmiş, om(u)zumdaki çantam.
Ne bir kalem ne bir defter yetiyor…

Yalnız sana dair, boşluğa atılan kelimelerin yankısında, uykularım.
Sarı saçların var bilirim,   düşüncelerin gibi örülmüş…
Çocukluğundan kalma, yıllara meydan okuyan bir de gülüşün.




11 Ağustos 2011 Perşembe

keliMELerim DÜŞtü geceye

İstanbul dalgın bugün.

İki yakayı birbirine bağlayan köprüsü durgun.
Kıyılarını süsleyen o muhteşem yalılarının insanı yakan güzelliği bile susmuş.
Sessiz ve alımlı.

İstanbul oluyorum ansızın.
Dalgın, suskun.

Tek farkla…

Kıyılarımda ki o muhteşem yalılar yıkık…
Düşlerim gibi.





Düşümde bile görmüyorum seni..
Düşlerimde bile yoksun..
İki kalp atışında hissediyorum bazen
Bazen iki yaralı yürek gördüğümde
Bakışların dalgınlaştığı
Ellerin birbirine kenetlendiği anlarda düşüyorsun yüreğime
Bütün yaşanmamışlıklara rağmen
Kendi kendime…

2 Ağustos 2011 Salı

Rüya/Martı

"Çok sık rüya görürdüm. Masmavi  gökyüzünde uçtuğum zamanlar  çok olmuştu. En çok da yemyeşil bir tepeden, yaşadığım şehri izlerdim sessizce. Bazen de yüksek kayalıklardan aşağıya bırakırdım kendimi. Büyük bir hızla çarpacağımı hissettiğimde toprağa, tekrar gökyüzüne doğru yükselirdim.İşte o an, bir martı kalbiyle yaşadığımı düşünürdüm. Kanat çırpışlarımın çıkarttığı o rüzgarlı sesle gökyüzünü keşfe çıkar, bulutların üzerinde daha özgür nefes  aldığımı hissederdim."


Mel/01/08/2011
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...