29 Ekim 2010 Cuma

Biriktiriyorum



Sen bilmesen de ,
Ben biriktiriyorum bu gülüşlerini
Yüzüne düşen bu güneş renklerini
Sen bilmesen de,
Ben biliyorum
Bir gün gelip,
Bu çocuk gülüşlerini özleyeceğini

28 Ekim 2010 Perşembe

Kar


öyle sessizlik gerekiyor ki seni hissederken ...


biliyorum kentine kar yağıyor senin ,

kalbine değil...




(Sarışın anneme,Veroçka/01/04/2008)

26 Ekim 2010 Salı

Kağıt Gemi



biliyor musun?

penceremin önüne bi kuş konsa
yüzüm çiçek açardı.
kendimi başlardım katlamaya
kağıt bir gemi yapmak için...


biliyor musun?
her hayatın bi penceresi vardır
bir de gök/yüzü işte


(melindünyası'ndan/Temel)

22 Ekim 2010 Cuma

Koku ve Ses


Hayatımız boyunca duyduğunuz bütün sesler arasında en az tanıdığımız, dahadoğrusu hiç tanımadığımız tek ses, kendi sesimizdir. Başka sesler bize birçok şeyi hatırlattığı halde kendi sesimiz bize hiçbir şey hatırlatmaz.
Sesimiz, hafızamızda tek bir ışık bile yakmaz. Kendi sesimiz bize
yabancıdır. Kendi kokumuzu da alamayız. Kokumuz da yabancıdır bize.
Bu kadar yakın olup da sesine ve kokusuna yabancı olduğumuz tek insan
kendimiziz. Belki de bu yüzden kendimizi tanımayız. Belki de bu yüzden bir
başka insanın sesine ve kokusuna bu kadar çok ihtiyaç duyuyoruz. Belki de
bu yüzden aşık oluyoruz. Belki de, bir başkasının sesini ve kokusunu kendi
sesimizin ve kokumuzun yerine koymaya, bir başkasının sesini ve kokusunu
bir parçamız gibi hissetmeye aşk diyoruz. Belki de, sevdiğimiz insanın
sesine doğru akıp gitmemiz, aslında kendimize doğru yaptığımız bir
yolculuk.
Kendi sesimize ve kokumuza hafızamızda yer yok. Biz kendimize yabancıyız.
O yüzden başkalarının sesiyle sevinip, başkalarının sesiyle acı duyuyoruz.
Aşkı aramak, hep kendi sesimizi, kendi kokumuzu aramak belki.
bizi dolaştıracak bir kılavuzu bulmaya çalışmak.
Terkedildiğimizde duyduğumuz acı, bir parçamızı kaybetmekten.
Terkettiğimizde ardımızda bıraktığımız keder, terkettiğimiz insanın sesini ve kokusunu kendimizle
birlikte götürerek geride bıraktığımız boşluktan.
Aşkı yaşarken bunu hiç bitmeyeceğini sanmamız, bize bağışlanan büyük
yanılgı sonucu, aşık olduğumuz insanın sesini ve kokusunu kendi parçamız
sanmamızdan.
Sesler ve kokular olmasa geçmişimiz olmazdı. Sesler ve kokular olmasa
aşklar olmazdı. Sesler ve kokular olmasa acılar ve sevinçler olmazdı.
Aşk kendimizin sandığımız bir sesin ve kokunun aslında bize ait
olmadığını, bir başkasının sesi ve kokusu olduğunu anladığımız zaman
.
Yanıldığımız sürece aşığız biz.
Seslerini kokularını istediklerimizin, vücutlarını da isteyeceğiz. Seni
seviyorum dediğimizde, sen benim sesim ve kokumsun demek isteyeceğiz.
Kendi hafızamızda başkalarının sesleri ve kokularını kılavuz yapıp
dolaşabileceğiz ancak. Kendi geçmişimize ancak başkalarıyla
ulaşabileceğiz.
Aşk tanrısı, dünyayı yanılın emriyle yaratacak. Hep yanılacağız. Hep
yanılıp yanıldığımız için hep acı çekeceğiz. Ama sevinçlerimizi de bu
yanılgıya borçlu olacağız. Anıldığımız sürece seveceğiz. Sonra
yanıldığımızı anlayacağız. Ve gidip yeniden yanılacağız

Ahmet ALTAN

Kahkaha (Komedi Dükkanı)

21 Ekim 2010 Perşembe

Miskin


Bir dağ evi olsun istiyorum..
İçinde miskin saatlerin umursamaz tavırları bir de...
Kar düşmese de lapa lapa penceresinde,
Sonbahar döksün istiyorum yapraklarını, toprağın üzerine.

19 Ekim 2010 Salı

Sabah



Yakalayamadım…

Ne gözlerimin hizasından geçip giden balıkçı teknesini,
Ne de ona eşlik eden martı şenliğini yakalayamadım, fotoğraf karemde..

Sanki ; yüreğimden uçup gittiler her biri.
Her biri ayrı bir sözcükle havalandı sanki, özgürce.

Ama ben yakalayamadım işte…
Hiç birini…
Tek bir karede bile.

15 Ekim 2010 Cuma

Yüreğine Sor


Kış erken geldi şehrime.
Bir süredir güneşi görmeden uyanmalarımda bu yüzden.

Ofisim, bahçe katı pozisyonunda ve hemen pencere kenarında, masam.

Bu sabah yağmurla ıslanmış ruhumu, hem sabah okumalarım hem de dinlemelerimle birlikte kurutmaya çalışırken, aklıma düştü Karadeniz.

Belki penceremden gördüğüm kısıtlı bir yeşillikten..günlerdir dinmeyen yağmurdan.. belki çok göremesemde içimde kalmış olan o puslu karadeniz havasından.

Derken, müzikleri düştü ruhuma..

Hani, biraz deli, biraz nükteli... aslında belli etmese de; sözlerinde de çokca aşk olanlardan..

Seyredelim ve dinleyelim...ve hatta eğlenelim:)


Yüreğine Sor Film Oyuncuları-Yayladan İniş (Ela ela) Facebook Video indir Video izle Video Seyret Dinle

14 Ekim 2010 Perşembe

Yıldırım





Ya gökyüzü? Biliyor mu, bir yıldırım gibi düşmek istediğimi her şeyin ortasına?

13 Ekim 2010 Çarşamba

Duvar



Yokuş aşağı
yuvarlandı  kelimeler
Hangisi önce çarpar diye
beklemedim, duvara

Döndüm  yüzümü,
gittim
çok
uzaklara.


Hem yokuşa küstüm,
Hem duvara!


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...